Adet kanamalarının düzensiz olması kadınlarda nadir olmayan bir durumdur. Çoğu kez neden hormonal düzensizliklerdir. Bunlara disfonksiyonel kanama adı verilir. Bazı durumlarda ise organik nedenler adı verilen hastalıklar söz konusudur. Bu nedenlerin başlıcaları myomlar, polipler ve enfeksiyonlardır. Teşhiste öncelikle iyi bir öykü alınması, ardından detaylı bir ultrasonografi yapılması gerekir. Ultrasonografide rahim iç zarı kalınlığı, rahimde olabilecek kitleler, yumurtalık kistleri dikkatle değerlendirilir.
Anormal adet kanamaları şu şekilde gerçekleşebilir;
- Adet kanamasının normalden fazla veya uzun olması,
- Adet döneminin herhangi bir zamanında olan damlama tarzında kanamalar,
- İlişkiden sonra olan kanamalar,
- Adet dönemleri arasındaki anormal kanamalar herhangi bir yaşta olabilir,
- Adet dönemlerinin anormal bir şekilde düzensiz sayıldığı dönemler vardır. Yaklaşık 35 yaş gibi erken bir zamanda başlayabilen ve yaklaşık 50 yaşına kadar devam eden perimenopozal dönemde böyle bir süreçtir. Bu süreçte adetlerin gecikmesi ve kanamanın azalması normal olabilir.
Hormonal nedenlerden şüphelenilen durumlarda detaylı hormonal inceleme yapılması uygundur. Hipofiz bezi-Tiroid bezi-Böbreküstü bezi ve yumurtalıklar değerlendirilmeli, FSH-LH-E2-Progesteron-TSH-T3-T4-Prolaktin-Testesteron-Hidroksit Progesteron-DHEAS hormonlarından gerekli olduğu düşünülenler baktırılmalıdır.
Adet düzensizliği olan genç kadınlarda sadece izlem yeterlidir. Uygun koşullarda, bazen hormonal tedavi de gündeme gelebilir. Ancak kanamanın aşırı olması, kan düşüklüğüne neden olması veya uzun sürmesi halinde teşhis kürtajı yapılması uygundur. Bu işlemin bir diğer faydası kanamaya kaynak olan rahim iç zarı kürtaj ile temizlendiği için kanamanın işlemden hemen sonra durması veya lekelenme şekline dönüşmesidir. İleri yaşlarda olan kanamalarda ise teşhis kürtajının daha sık kullanılması uygundur. Bu yaşlarda polip, myom görülme sıklığı artmıştır. Rahim iç zar kalınlığında artış olması bu tür hastalıkların görülme olasılığını arttırır. Alınan parça raporundaki tanıya göre, yapılmış olan tedavinin yeterli olup olmadığına karar verilir.