Yumurtalık (Over) Kanseri

Yumurtalık (Over) kanseri overlerden (yumurtalıklar) kaynaklanır. Uterusun her iki tarafında bulunan yumurtalıklar, yumurta üreten üreme organ çiftidir ve ana kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteronun ana kaynağıdır. Over kanseri overlerden kaynaklanır ve vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Bir çok insan günümüzde, over kanser terimini sadece over kanseri için değil, fallopian tüp ve peritoneal kanserini de içine alan şemsiye terimi gibi kullanır. Over kanseri Türkiye’de kadınlarda en sık görülen yedinci kanserdir. Kadınları etkileyen tüm kanserler arasında, over kanseri beşinci en ölümcül olanıdır.

Yumurtalık kanserlerinin büyük bölümü menopoz sonrası yaşlarda görülür. Az bir kısmı buluğ çağı veya öncesinde ortaya çıkar. Geç belirti verdiği için hastalık çoğu kez ilerlemiş durumda iken tanı konur. Hastaların % 75’i hastalığın 3. ve 4. dönemindedir ve yaşam süresi kısıtlıdır. Hastalığın belirtileri net değildir. Çoğu kez karında dolgunluk ve şişkinlik hissi vardır. Hastaların çoğunluğu menopozda olduğundan adet düzensizliğinden bahsetmek söz konusu değildir. Erken tanı için tek çözüm menopoz sonrasında yılda bir yapılacak jinekolojik muayenelerdir. Bu muayenelerde sadece vaginal ultrason yapılması bile yeterli olabilir. Yumurtalıkların menopozda küçülmesi beklenirken normal veya normalden iri saptanması, kist görülmesi ileri tetkiki gerektirir. Kanserden şüphenilen durumlarda Renkli Doppler Ultrasonografi tekniği tanıda faydalıdır. I. ve II. dönemde yakalanan yumurtalık kanserlerinde ameliyat cevabı çok iyidir ve yaşam süresi oldukça uzundur.

Over kanseri genellikle kalıtsal değildir. Ancak, vakaların en fazla yüzde 24’ünde aile öyküsü yumurtalık ya da meme kanseri olmasa bile, genetik bir mutasyon ile ilgili olabilir. Bu nedenle, tanı sırasında over ve diğer kanser türlerine kadının genetik yatkınlığı hakkında kendi sağlık ekibi ile tartışması kadın için önemlidir. Ulusal Kapsamlı Kanser Ağı (NCCN) yumurtalık, fallop tüpü veya periton kanseri olan tüm kadınların genetik danışmanlık alması ve genetik test yaptırmasını düşünmesini önerir.

Risk Faktörleri Nelerdir?
Doktorlar, over kanserine neyin neden olduğunu kesin olarak şu an için  bilememektedirler.  Bir kadının over kanseri olup olmamasını tahmin etmenin bir yolu yoktur. Yüksek risk olmadan over kanser gelişmesi mümkün olabileceği gibi, yüksek risk sahibi olanlarda da gelişmeyebilir. Fakat, aşağıdaki gruplarda yer alan kadınlarda over kanseri gelişme olasılığı daha fazla olabilir.

  • BRCA 1 veya BRCA2 mutasyon taşıyıcıları. Bu genler tüm hücrelerde rütin süreçte oluşan DNA hasarının tamirinden sorumludurlar. Kadınlar  genetik mutasyon taşıdıkları zaman, hem meme hem de over kanseri için yüksek risk taşırlar. Amerikan kadınlarının ortalama %2’den azında over kanseri gelişirken, BRCA mutasyonu taşıyan kadınlarda over kanseri gelişmesi yaklaşık % 40 olabilir. Bu mutasyonların genetik testleri mevcuttur. Kadınların testi yaptırmadan önce genetik danışman veya iyi eğitimli profosyonel sağlıkçıdan ayrıntılı danışmanlık alması önerilir. Böylece, bu kişiler sonuçların kendileri ve aileleri için neyi ima ettiğini anlarlar. Bu söylenenlere rağmen, birçok over kanseri kalıtımsal değildir. BRCA1 meme kanseri tip 1 duyarlılık anlamına gelir. BRCA2 meme kanseri tip 2 duyarlılık anlamına gelir.
  • Lynch sendromlu kadınlar (HNPCC genetik mutasyon). HNPCC herediter non-poliposis kolorektal kanser anlamına gelir. Bu tip genetik mutasyon, özellikle uterus, kolon ve diğer tip sindirim sistemi kanseri gibi  kuvvetli aile kanser öyküsüyle ilişkilidir.
  • Kuvvetli  meme veya over kanseri aile öyküsü olan kadınlar.
  • Kişisel meme kanseri öyküsü olan kadınlar.
  • Beş yıldan fazla sadece östrojen (progesteronsuz) replasman tedavisi alan kadınlar. Estrojen ve progesteronu beraber alan kadınlar düşük risklidir.
  • Endometriyozisli kadınlar.
  • Kadının, yaşamının  ileri döneminde gebe kalması ve çocuk  doğurması.
  •  Kadınlar yaşlandıkça over kanseri için yüksek risk altındadır.
  • Obez  kadınlar özellikle BMI 30 veya daha fazla olanlar.
  • Jinekolojik ameliyat geçiren kadınlar. Fakat, her jinekolojik ameliyat kadınlarda over kanser riskini eşit oranda artırmaz. Eğer kadın histerektomi geçirmiş ve overleri alınmışsa, over kanser riski dramatik olarak düşer. Eğer kadının tüpleri bağlanmışsa (tubal ligasyon), onun riski de azalır.

Hastalık Bulguları Nelerdir?
Over kanseri çeşitli belirtilere yol açabilsede, bu semptomlara diğer pek çok durumlarda yol açabilir. Ne yazık ki, erken evrelerde, over kanseri dikkate değer belirtilere yol açmayabilir. Bazı belirtiler çok belirsizdir ve diğer sık görülen birçok hastalık da (sindirim sistemi problemleri) bu belirtilere neden olabildiğinden kadınlar sahip oldukları bu belirtilere dikkat etmeyebilir.

  • Karın ağrısı ve şişkinlik
  • Kilo kaybı
  • Çok yemek yenmemesine rağmen tok hissetmek
  • Bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler, özellikle kabızlık
  • Sık sık idrara çıkma ihtiyacı
  • Karın alt tarafında dolgunluk hissi
  • Günlük kıyafetlerin bel çevresini sıkması
  • Bulantı ve kusma
  • Yorgunluk
  • Alt sırt ağrısı

Yumurtalık (Over) kanseri nasıl tedavi edilir?
Yumurtalık kanseri tedavisi genelde geniş bir ameliyat ve kemoterapi kombinasyonunu içerir. Yumurtalık kanserlerinde ameliyatla yumurtalıklar, kanserli doku, rahim ve rahim çevresindeki lenf bezleri çıkartılır. Ameliyat sonrası Kemoterapi adı verilen ilaç tedavisi uygulanır.

ı) Cerrahi Tedavi
Yumurtalık kanseri tedavisi genelde her iki yumurtalık, fallop tüpleri, rahim  ve ayrıca çevredeki lenf düğümleri,  yumurtalık kanserinin sıklıkla yayıldığı omentum olarak bilinen bir karın yağ dokusu katmanının (omentektomi) ve apandisin alınmasını (Apendektomi) içeren kapsamlı bir operasyondan oluşur. Yumurtalık kanseri cerrahisindeki amaç geride hiç tümör dokusu bırakmamaktır. Bu, kanserin yayıldığı her doku ve organların (diyafram, bağırsak, dalak, karaciğerin bazı parçaları) çıkarılması demektir. Kemoterapi büyük, hacimli yumurtalık tümörlerine etki edemez. Tümörün mümkün olduğunca çıkarılmasıyla kemoterapötik tedavi daha etkin şekilde tümöre nüfuz edebilir. Böylelikle tümör kemoterapiye daha fazla yanıt verecek ve hastanın hayatta kalma ihtimali artacaktır. Ameliyatın yeterli yapılması hastaların yaşam süresini uzatır.

ıı) Kemoterapi
Ameliyat sonrası genellikle 3 haftalık aralıklarla 6 kur kemoterapi uygulanır. Kemoterapi kalan kanser hücrelerinin öldürülmesi için tasarlanan ilaçlardır. Damar yoluyla veya karın içi boşluğa verilebilir.

ııı) HIPEC
Özellikle tekrarlayan hastalıkta ikinci bir ameliyat ile tümör tamamen temizlenebilirse ameliyat esnasında hasta uyandırılmadan karın boşluğuna sıcak kemoterapi uygulanır. Bu tedavide daha yüksek dozda kemoterapi direkt hedef bölgeye ısıtılmış olarak (42.5 santigrad derece) yaklaşık 1-1.5 saat süreyle verilir.

ıv) Neoadjuvan Kemoterapi ve İnterval Debulking
Yumurtalık kanseri tanısı alan bazı hastalarda hastalık çok yaygın olabilir ve tümörün ilk ameliyatta tamamen çıkarılması mümkün gözükmeyebilir. Ayrıca bazı hastaların genel durumu böylesine büyük bir ameliyatı tolere edebilecek durumda olmayabilir. Bu iki durumda tedaviye önce kemoterapi ile başlanır. 3-4 kur tedavi sonrası hastanın tümörü tam olarak çıkarılabilecek duruma gelir ve genel durumu düzelirse ameliyat edilir.

Yumurtalık kanseri çok erken evrede veya genç yaslarda görülen germ hücreli yumurtalık kanserlerinde tespit edilirse, diğer yumurtalık ve rahim bırakılarak ameliyat yapılabilir. Böylece daha çocuk doğurmamış ve genç kadınlarda, çocuk sahibi olma yeteneği ve hormon üretimini korunmuş olur. Buna fertiliteyi koruyucu cerrahi denir. Yumurtalık kanserleri kapalı yöntemlerle de  (Laparoskopi ve Robotik) ameliyat edilebilir. Eğer tümör erken evrede, küçük ve yumurtalıkta sınırlı ise laparoskopi veya robotik cerrahi ile rahim, yumurtalıklar, omentum, apandis ve lenf bezlerinin çıkarıldığı standart ameliyatlar yapılabilir. Böylece hastanın iyileşme suresi açık ameliyata göre çok hızlı olacağından hastanın kısa sürede kemoterapiye başlaması mümkün olacaktır. Ancak bu yöntemler  yaygın olan ve  ileri evre kanserlerde uygun değildir .