Erkekte Kısırlık

Erkek kısırlığının başlıca sebepleri arasında; hormonal ve genetik sebepler, geçirilmiş iltihabi hastalıklar, doğumsal anomaliler ile çevresel ve kimyasal etkenler bulunuyor. Sperm üretiminin az olması, hareketsiz olması ya da spermlerin yapısında bozukluk olma durumunda sperm kanallarında tıkanıklık oluşması da erkek kısırlığına yol açan faktörlerin başlıcaları sayılırken; yaralanmalar sonucu oluşan hasarlar, bazı kronik hastalıklar, varikosel, yaşam tarzı ve açıklanamayan sebeplerden dolayı oluşan problemlerin de erkeklerde kısırlığa yol açtığı biliniyor. Erkekte kısırlık nedenini araştırmada kullanılan pek çok farklı yöntemler bulunmaktadır.

Kısırlık Nedenini Araştırmada Kullanılan Yöntemler Nelerdir?

Semen Analizi
Semen analizi hormonal, spermatogenetik ve tüp sisteminin durumu hakkında oldukça bilgilendirici bir incelemedir. 3 kez 15-20 gün ara ile yapılan analizle olgu yüksek doğrulukta değerlendirmektedir. Semen 3-4 günlük ejakülasyon yasağından sonra verilmelidir. Kullanılan kaplar spermleri zedeleyecek maddeler bulundurmamalıdır.

Sperm motilitesi en temel kalite göstergesidir. 20 milyon/cc normalin alt sınırı sayılır. Motilite değerlendirilirken total sayıya göre hareketli oranına ve ileri hızlı hareketlilerin oranına bakılır. İleri doğrusal hızlı hareket 0 ile 4 arasında derecelendirilmiştir. En az %50 ‘sinin iyi kalitede hareketli olması gerekir. Başbaşa kuyruk kuyruğa aglütinasyonlar görülmesi infeksiyon ya da immün olayları akla getirmelidir. Sperm morfolojisine boyanarak bakılır ve %30 oranında normal görünüm alt sınırdır. İmmatür, amorf ve baş şekil bozuklukları varikoseli düşündürür. Azoospermi, düşük hacim varsa fruktoz bakılmalı, tüp tıkanıklığı açısından incelenmelidir .

Ultrasonografi  (Abdominal veya Trus )
Seminal veziküllerin, prostatın anatomisi değerlendirilir. Tespit edilebilecek bazı patolojiler infertilite için tanı koydurucu olabilir.

Scrotal Doppler Ultrasonografi
Varikosel, hidrosel, inmemiş testis, atrofik testis, epididimitis, epididim kistleri ve kitleleri, testis kitleleri, spermatosel, vaz yokluğu gibi hastalıklar scrotal ultrason ile kolaylıkla tanınabilirler. Ayrıca muayene ile saptanamayacak kadar düşük gradeli varikosellerin tanısında skrotal doppler ultrasonografi kullanılır.

Hormonal Değerlendirme
İnfertil olguların çoğu hormonal bakımdan normaldir. Rutin değerlendirmede sperm sayısı çok düşük değilse ve klinik olarak endokrinopati düşünülmedikçe hormonal incelemeye gerek kalmaz. Anca hormonal bir bozukluk düşünülüyorsa kontrole FSH ve testosteron düzeyi ölçülerek başlanabilir. Düşük testosteron hipogonadizmin göstergesidir. Yüksek FSH düzeyi germinal epitel harabiyetini gösterir ve azoospermi ya da ağır oligospermi vardır. FSH normal iken azoospermi veya ağır oligospermi varsa testis biopsisi gerekebilir. Yüksek FSH ve atrofik testis irreversibl infertiliteyi gösterir biyopsi gereksizdir.

İmmünolojik İnceleme
Kesin bir infertilite nedeni sayılmasa da antisperm antikor varlığı fertilite şansını azaltıcıdır. Post koital teslerde anormallik olan çiftlerde antisperm antikor (ASA) bakılmalıdır ( ASA servikal mukustan geçişi olumsuz etkiler).

Bakteriyolojik İnceleme
Klinik ve laboratuar bulguları prostatit lehine ise kültür gereklidir. Semptomatik olmayan infeksiyonların olumsuz etkisi tartışmalıdır. Yukarıdaki incelemeler yapılan hastalara, sebep saptanıp sebebe yönelik cerrahi veya tıbbi tedavi yapılır. Eşlerle birlikte değerlendirme yapılıp hastanın tedavi edilemediği durumlarda spermin iyileştirilmesi ve yardımci üreme yöntemlerinden biri ( aşılama, tüp bebek işlemi gibi ) denenenebilir.

Genetik Değerlendirme
Azoospermik veya şiddetli oligozoospermik erkeklerin %10-15’inde Y kromozom mikrodelesyonuna rastlanılır. Bu nedenle, azoospermik (obstrüktif olmadığı kanıtlanırsa) veya şiddetli oligozoospermik erkekler, kromozom anomalisine sahip olabilirler veya Y-kromozomu mikrodelesyonu taşıyabilirler. Bu olgularda ICSI yapılmadan önce karyotip analizi ve Y-kromozom mikrodelesyonu testleri bakılır. AZF a ve AZF b bölgelerinde mikrodelesyon varsa spermatogenezde ciddi defektlere ve daha kötü sperm oluşumuna sebep olabilmekte veya özellikle AZF a mikrodelesyonu Sertoli Cell-Only gibi tabloyla birlikte görülebilmektedir. AZF-c delesyonlarında ise ejekülatta az sayıda sperm bulunabildiği gibi TESE ile sperm elde etmek genellikle mümkün olmaktadır. Genetik bir bozukluk saptanırsa genetik danışmanlık ve genetik bilgilendirme yapılmalıdır.

Sigara ve Kısırlık
Sigara dumanı karbonmonoksit, hidrokarbon, kadmium, nitrosamin ve nikotin gibi 3000 den fazla kimyasal bileşik içerir. Çok sayıda çalışmada sigara içimi ile akciğer hastalıkları ve çeşitli kanserler arasında kesin ilişkiler bulunmuştur. Ancak sigara içimi ile sperm sayı, hareket, morfolojik bozukluklar arasında ilişkiyi araştıran çalışmalar birbiriyle tutarsızdır. Bazı çalışmalar sigaranın semen parametrelerini etkilemediğini, bazı araştırmalar hem sperm parametrelerinin kötü etkilendiğini hemde gebelik oranlarında azalmalar saptadıklarını bildirmişlerdir. ICSI ve IVF uygulanmış sigara kullanan infertil erkeklerin eşlerinin gebelik oranlarını sigara kullanmayan erkeklerin eşlerindeki gebelik oranları ile karşılaşmasının yapıldığı bir çalışmada; sigara kullanmayanlarda ICSI’de %38, IVF’de %32 gebelik oranı bulunurken, kullananlarda %22 ve %18 gebelik oranı bulunmuştur.

Varikosel Nedir?
Varikosel, skrotum adı verilen yumurtalık torbalarında yumurtalıkların etrafında oluşan varisli damarlardır. Varikosel sol tarafta daha sık görülür. Erkeklerin %10 -20’sinde görülen bu durum genellikle herhangi bir şikayete yol açmaz. Bazen ilerlemiş varikosellilerde testislerde ağrı, küçülme, dolgunluk hissi gibi şikayetlere neden olabilirler. Varikosel testislerdeki kanı boşaltan venlerin (toplardamar) genişleyip varisleşmesidir. Varisleşmiş bu toplardamarlar genişlediğinden içlerinde bulunan kan dolaşımını düzenleyen kapakçıklar işlevlerini yitirdiklerinden testisten uzaklaştırmaları gereken pis kanı uzaklaştıramamaktadırlar.

Kısırlık (infertilite) şikayeti olan erkeklerin yaklaşık % 40- 50’sinde varikosel mevcuttur. Genişleyen damarların testislerde ısı artışına sebep olduğu ve bu nedenle sperm üretimini olumsuz etkilediği, genişleyen damarlarda biriken kanda yüksek oranda bulunan bazı metabolik ürünlerin ve oksijenlenmenin azalması sperm üretimini olumsuz etkilemekte ve kısırlığa sebep olmaktadır. Varikosel, yumurtalıkların muayene edilmesi ve ultrasonografik inceleme ile tespit edilir. Varikoseli olan erkeklerde kan akımının yavaşlaması ve geri akımına bağlı infertiliteye neden olabilir.

Varikoselektomi Ameliyatı
Varikosel erkek infertilitesinin tedavi ile en iyi düzeltilebilen sebebidir. Tedavi oldukca yüz güldürücüdür. Varikoselin tek tedavisi ameliyattır. Kısırlık şikayeti olan varikoselli erkeklerde, çok yoğun ağrı şikayeti olanlarda ve testislerinden biri diğerine göre anlamlı küçülme göstermiş varikoselli erkeklerde cerrahi tedavi önerilir. Ameliyatta varisli venler bağlanır. Ameliyat genellikle hastane de yatmayı gerektirmez. Ameliyattan 3 ay sonra sperm üretiminde düzelme görülmeye başlar. Sperm tetkiki ameliyattan sonraki 3-6. ayda yapılmalıdır. Sperm üretimindeki düzelme ameliyat olan hastaların %70’inde görülür. Yapılan araştırmalarda varikoselektemi ameliyatı olanların yaklaşık yarısının bebek sahibi olduklarını göstermiştir. Ameliyat ne kadar özenli yapılırsa bu oran o kadar artar. Ameliyatta genişlemiş ve fonksiyonlarını kaybetmiş toplar damarlar iptal edilirken sperm kanalları, temiz kan taşıyan damar ve lenf damarları korunur.

Tüm bu açıklamaların ışığında erkekteki kısırlık nedenlerini 2 ana grupta toplamak mümkündür. Bunlar;

1. Sperm üretim bozuklukları:
Erkek kısırlığı vakalarında spermin üretim ve olgunlaşma bozuklukları en sık rastlanılan durumdur. Üretim bozukluğu sperm sayısından kaynaklanabilir. Kadın yumurtasının döllenmesini engelleyen sperm hareketlerinin zayıflığı veya sperm şekillerinin (morfoloji) anormalliği ile de ilgili olabilir. Erkeğin sperminin normal kabul edilebilmesi için sayısının en az 20 milyon/ml, hareketli sperm oranının %30 ve yapısal olarak normal sperm oranının %4’ün üzerinde olması gerekir. Sperm değerlerinin yukarıda belirtilenin altında olması halinde doğal yollardan gebelik elde edilmesinde belirgin zorluklar yaşanmaya başlanır. Birçok faktör spermiogenezi (sperm hücrelerinin üretimi ve olgunlaşması) olumsuz yönde etkileyebilir.

Bunlar aşağıdaki başlıklar altında toplanabilir.

İltihabi hastalıklar: Bazı bakteri ve virüsler erkekte yumurtalık iltihabına sebep olur. Yumurtalıklarından iltihabi bir hastalık geçiren erkeklerin yaklaşık %25’inde kısırlık problemi oluşur.
Hormon bozuklukları: Sperm ve erkeklik hormonu olan testosteron hormonunun üretimi beyin sapından salgılanan iki hormon (folicle stimulating hormon ve luteinizing hormon) tarafından kontrol edilir. Bu hormonların salınımına ait bozukluklar erkek kısırlığının %2-5’inden sorumludur.
Çevresel problemler: Kanser tedavisi için kullanılan ışın ve ilaçlar sperm üretimini bozabilir.

2. Yapısal bozukluklar:
Spermin üretim yeri olan yumurtalıklardan dışarı çıkmasını engelleyen tam veya kısmi tıkanıklıklar kısırlık nedeni olabilir. Bu tıkanıklıklar doğuştan olabileceği gibi sonradan birenfeksiyona da bağlı olabilir. Yumurtalık bölgesinden geçirilmiş bir cerrahi müdahale de tıkanıklığa yol açabilir.