Rahim İçi Kanseri

Endometriyum kanseri endometriyumdan kaynaklanır. Endometriyum kanseri, kadın üreme sisteminde en sık görülen kanser tipidir. Endometriyum kanseri, rahim (gebelik sırasında bebeğin büyüdüğü, içi boş, armut şeklinde organ) iç zarından kaynaklanır ve rahim kanserlerinin büyük bir bölümünü oluşturur. Rahim kas ve destekleyici bağ dokusundan (stroma) başayan ve çok nadir olan kanserler rahim sarkomları olarak isimlendirilir.

Rahim kanseri, Türkiye’de en sık görülen jinekolojik kanserdir. Kadın kanserleri sıralamasında ise dördüncü sıklıkta görülür. Rahim kanseri iki büyük guruba kategorize edilebilir: rahim iç mukozasından (endometriyum) kaynaklanan ve karsinom olarak adlandırılan kanserler ve sarkom olarak adlandırılan rahim kaslarının kanseridir. Sarkomlar nadir tümörlerdir. Rahim iç mukozasından köken alan kanserlere göre daha çok daha az görülürler. Aşağıda verilen bilgiler, kadınlarda daha sık görülen endometriyal kanser tipi içindir.

Endometrial kanserler, rahimin iç mukozasından başlar. Rahim, kadınların üreme sağlığında, özellikle de gebe kalabileceği yıllarda önemli rol oynar. Hamile olma durumunda, döllenmiş yumurtanın yerleşebileceği ve bebeğin gelişeceği yerdir. Kadınların adet siklus veya periyodunda, rahim mukozal tabakası kanama şeklinde dökülür.

Endometriyal kanseri tam olarak neyin tetiklediği bilinmemektedir. Fakat; yaş, obesite, hormonal bozukluklar ve genetik yatkınlık risk faktörleridir. Endometriyal kanser taraması için veya tamamen önlemek için hiç yol yoktur. Bir çok kadında hastalığın erken döneminde şikayetler olur. Endometriyal kanserin en sık şikayeti menopoz sonrası kanamadır. Bazı genç kadınların, normal periyotlarında değişiklik olacaktır. Sonuçta, rahim kanseri birçok vakada erken dönemde tespit ve tedavi edilir.

Risk Faktörleri Nelerdir?
Bir kadının endometriyal kanser olup olmamasını tahmin etmenin bir yolu yoktur. Bu hastalık için tarama yöntemide yoktur. Yüksek risk olmadan endometriyal kanser gelişmesi mümkün olabileceği gibi, yüksek risk sahibi olanlarda da gelişmeyebilir. Fakat, aşağıdaki guruplarda yer alan kadınlar endometriyum kanseri gelişme olasılığı daha fazla olabilir.

  • 50 ile 70 yaş arası kadınlarda risk artmıştır. Endometriyal kanser tanısı koyma şansı yaş ile birlikte artar. Endometriyal kanser tanısı konulan kadınların yarısından fazlası 55 yaşından sonra tanı alır.
  • Fazla kilolu veya obez kadınlar: Obez kadınların normal kilolu kadınlara göre endometriyal kanser geliştirme riski 2-4 kat daha fazladır. Bunun nedeni vücuttaki yağ dokusunun diğer hormonları estrojene çevirmesidir. Özellikle 25 kilo üzerinde fazlalığı olan aşırı kilolu kadınlarda olmak üzere ne kadar yüksek östrojen seviyesi o kadar fazla endometriyum kanseri gelişimi demektir.
  • Karşılanmamış östrojen hormon tedavisi alan kadınlar:  Karşılanmamış östrojen tedavisi, estrojen hormonunun dengeliyicisi olan progesteronu içermeyen estrojen içeren haplar veya takviyeler alınması anlamındadır. Bunlara ilaveten, hormonal olmayan ilaçlar, örneğin meme kanseri hastalarında kullanılan tamoksifen, endometrial kanser riskini artırabilir.
  • Kompleks atipili hiperplazisi olan kadınlar: Bu, rahim içinde eğer tedavi edilmezse kansere dönüşmesi  muhtemel  anormal doku varlığıdır.
  • 12 yaşından önce,  menstrüel siklusu erken başlamış kadınlar: Estrojen menstrüel siklus için anahtar birleşendir. Bu nedenle, erken menstrürasyon kadınların hayatları boyunca daha yüksek estrojen seviyelerine maruz kalması anlamındadır.
  • 50 yaşından sonra menopoza girmiş kadınlar: Menopoz, overlerin çalışmasının durmasıyla  östrojenin kaybolmasına yol açar ve sıcak basması gibi belirtiler ile sonuçlanır. Eğer adet görme 50 yaştan sonra devam ederse, overlerden estrojen üretimi olacaktır ve yaşam boyu estrojen seviyesi yüksek seviyede olacaktır.
  • İnfertilite öyküsü olan kadınlar
  • Menstrüel siklusları düzensiz olan kadınlar veya ovulasyon düzensizliklerine yol açan metabolik bir hastalık olan polikistik over sendomu (PCOS) öyküsü
  • Gebe kalmamış kadınlar
  • Diyabetik (şeker hastası) kadınlar
  • Hipertasyonu olan kadınlar
  • 50 yaşından önce kolon kanseri olan kadınlar
  •  Genetik yatkınlığı olan kadınlarda risk artar. Bu, kadının üç veya daha fazla aile üyesinde, (en az biri ebeveyni, kardeşi veya çocuğu olmak üzere), aşağıda sıralanan tanılardan birinin olmasını içerebilir.
    • Kolon kanseri
    • Hepatobiliyer sistem (karaciğer veya safra kesesi) kanseri
    • Over kanseri
    • Mide kanseri
    • İnce barsak kanseri
    • Beyin kanseri
    • Deri kanserinin bazı türleri

Anormal bir gen mevcut olmadıkça, aile öyküsü bir kadında endometriyal kanser risk artışı için gerekli değildir. Kolon ve rahim kanserine karşı koruyan çeşitli genlerden birinde anormalliğe sahip olan kadınlar risk altındadır. Bu hastalık sıklıkla, kalıtımsal non-polipozis kolorektal kanser veya Lynch II sendromu olarak bilinir. Aile geçmişiniz bu durum için endişe verici ise, genetik mutasyon için tarama yapılması önerilir. Tarama kan testlerini içerir. Tarama testi için en iyi kişi kanser tanılı aile üyesidir. Doktorunuz eğer kalıtımsal gen testinin sizin için doğu olduğunu düşünüyorsa bu durumu sizle tartışacaktır. Bazen, bir genetik danışman testin önerilmesi kararında doktorunuzla beraber çalışacaktır.

Hastalık Tedavisini Belirlemede Hangi Testler Uygulanabilir?
Birçok endometriyum kanserine rahim mukozasından alınan biyopsi ile tanı konulur. Eğer biyopsi işlemi halen ilk doktorunuz tarafından yapılmadıysa, işlem büyük ihtimalle ofiste yapılacaktır. Bu işlem, çok dar bir emme kateteri (ince bir saman gibi) rahim ağzından rahima doğru geçmesini içerir anestezi gerektirmez. Rahim biyopsisin ana yan etkisi kısa süreli kramp şeklinde olan ağrıdır ( saatte birkaç dakika). Bu ağrı, biyopsinizden önce ağrı kesici ilaç almanız ile azabilir. Fakat bazı kadınlar ofis şartlarında biyopsiyi kabul etmeyebilir. Bu kadınlara, cerrahin uteus kavitesinin içini görmesini sağlayan ufak bir kameradan oluşan histereskopi işlemi ile birlikte dilatayon küretaj olarak adlandırılan cerrahi işlemin yapılmasına gerek duyulur.

Biyopsi işlemi sırasında uteus içinden alınan biyopsi dokusu kanser varlığının olup olmadığının belirlenmesi için mikroskop altında inceleyecek olan patologa gönderilir. Patolog ayrıca, kanserin ne kadar saldırgan davranabileceiğinin ön göstergeleri olan grade ve hücre tipini belirleyebilir.

Bazen endometriyum kanserinden anormal ultrason veya MRI bulguları ile şüphelenilebilir. Fakat tanıyı doğrulmak için biyopsi yapılması mutlaka gereklidir. Ultrason, rahimin boyutunu belirlemede ve eğer minimal invaziv cerrahi ile alınabilecek olmasını görmede kullanılabilir. MRI, fertilite koruyucu cerrahi olmayan tedavi yöntemleri için aday olan kadınlarda yapılabilir. Kanserin akciğere yayılımını araştırmak için akciğer grafisi rutin olarak yapılır. Bilgisayarlı tomografi veya PET taraması bazı durumlarda istenebilir fakat rutin değildir.

Tedavi Seçenekleri Nelerdir?
Endometriyum kanseri tedavi seçenekleri, cerrahi, kemoterapi, radyoterapi, hormonal tedavi veya bunların kombinasyonlarını içerir. Kesin tedavi önerisi birçok faktöre bağlıdır. Bu önerilerden en önemlileri, kanserin evresi, kadının sağlığı, gelecekte çocuk isteyip istemediğidir. Tedavi planlanması karışık olabilir ve bazı hastalar bunun için birden fazla doktordan bakım isteyebilir. Endometriyal kanser hastalarının bakım planları jinekolog onkolog tarafından koordine edilmelidir.

ı) Cerrahi Tedavi
Cerrahi endometriyum kanserinin en sık tedavi şeklidir. Cerrahi hem rahim kanserini ortadan kaldırır hem de evreyi belirler. Minimum cerrahi işlem; histerektomi (rahim ve serviksin çıkartılması) ile fallop tüplerinin ve overlerin çıkartılmasıdır. Genellikle pelvis ve karın içindeki lenf nodlarının uzaklaştırma işlemide dahil edilir. Cerrahi işlem geleneksel cilt insizyonu ile veya minimal invazif cerrahi yöntemi ile yapılabilir.

ıı) Minimal İnvazif Cerrahi Tedavi
Minimal invazif cerrahideki gelişmeler, jinekolog onkologların bu operayonları vertikal insizyon yerine birkaç küçük insizyondan yapabilmesine olanak sağlamıştır. Standart laparoskopi veya robotik cerrahiyi içeren minimal invazif teknik ile tedavi edilen hastalar, daha çabuk iyleşebilir, cerrahi sonrasında daha az ağrı duyarlar ve açık cerrahi yapılan hastalara göre daha az yara yeri komplikasyonu gelişir. Jinekolojik Onkoloji Grubu (GOG) tarafından yapılan büyük bir klinik çalışmada geleneksel dikey kesi yoluyla ameliyat edilen hastalara göre doğru minimal invaziv cerrahi için seçilen hastalarda kanser sonuçları açısından bir fark olmadığını belirtmiştir. Ameliyat küçük kesiler yoluyla tamamen veya güvenli bir şekilde gerçekleştirilemez ise, geleneksel bir kesi ameliyatı tamamlamak için yapılabilir.

ııı) Radyasyon Tedavisi
Radyasyon tedavisi sıklıkla endometriyum kanseri kadınlarda kullanılır. Cerrahi bulgulara dayanarak kanser nüks olasılığı olan kadınlarda bu oranı azaltmaya yardımcı olur. Radyoterapi kanserin rahim duvarına derin olarak, serviks ya da vajina içine ya da lenf düğümlerine yayılmış kadınlara uygulanır. Radyoterapi ayrıca kanserin cerrahi olarak ortadan kaldırılmayacağı veya cerrahi tedavinin çeşitli medikal nedenlerden dolayı güvenli olmayacağı durumlarda cerrahi tedavi yerine uygulanabilir.

ıv) Kemoterapi
Endometrial kanser için kemoterapi tipik olarak ileri evrede (evre III-IV) ve nüks hastalıkta (ilk tedavi sonrası tekrar hastalığın oluşması) önerilir. Kanserin hangi hastada yayılacağını daha iyi belirleyebildiğimizden dolayı endometrial kanser tedavisinde kemoterapi hızla gelişmektedir. Buna ek olarak, yeni tedavilerin incelenmesi daha etkin ve iyi tolere edilen tedaviler bulmak için önemlidir. Bu tedavilerin çoğu sadece klinik çalışmalara alınan hastalara kullanılabilir.

v) Hormonal Tedavi
Hormonal tedavi standart tedavi olarak düşünülmez ancak gelecekte doğurganlık isteği güçlü olan muhtemelen rahim sınırlı kanseri olan bir hastada hekim tarafından önerilebilir. Hormonal tedavi ile hastanın kanser tedavisi yanıtından emin olmak için rahim içinden aralıklı biyopsi yapılması gerekecektir. Bazen, hormon tedavisi tekrarlayan hastalığı olan hastalar için kullanılır.